Karanlıktan Aydınlık Merdivenlerle Çıkarken Son Basamak Bizden     

 

 

 

 

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu

                                   ANKARA

 KONU: 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında, nükleer santral yer seçimiyle ilgili aşağıdaki hususlar hakkında idarenizden bilgi edinme talebimden ibarettir.
 
Barışçıl/enerji amaçlı nükleer santralinde, uygun rüzgar ve hava şartlarında patlatıldığında, bölgesel bir felaket silahına dönüşebilecek sabit bir nükleer bomba olmasının göz ardı edilmemesi gerekliliğini vurgulamak amacıyla aşağıdaki soruların cevaplanması gerektiğini düşünüyorum;
 
  1. Hemen hemen bütün nükleer denemeler, etrafa zarar vermesin diye yer altında yapılırken, nükleer santraller neden (denize yakın) yer altında veya dağ içlerinde planlanmıyor? (Böylece, patlama anında etrafa radyoaktif bulutları veya radyasyon daha az yayılacaktır)  
 
  1. Santral yeri planlamasında, çorak arazi yapısı, seyrek yerleşim, soğutma suyuna yakınlık ve yer altında yapılaşma imkanı veren bölge araştırması yapıldı mı?
 
  1. Ülkemizde planlanan nükleer santral yer seçiminde rüzgarların dönemsel hız ve yön durumları incelendi mi? Sinop’un dönemsel rüzgar  grafiği nedir?  (Örnek; Çernobil nükleer santralinin patlamadan sonra oluşan nükleer bulutları Rusya içlerini mi gitti? Türkiye ve Doğu Avrupa  üzerine mi?)
 
  1. Kurulacak nükleer santralde bir patlama olursa,
-         Ölüm bölgesi kaç kilometre çaplı olacak?
-         Ölüm bölgesinde mevcut yerleşim durumu nedir? Kaç kişi yaşamaktadır?
-         Gelecekte yerleşim nasıl planlanmakta? 
 
  1. Atom bombası için kontrollü portatif, nükleer santral içinse kontrollü sabit nükleer bombadır? diyebilir miyiz?
 
Yukarıda bahsedilen konularla ilgili olarak 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında öngörülen yasal süreler içinde tarafıma bilgi verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. 14 Haziran 2006

Aydın TÜRKGÜCÜ

Diğer Basın Bültenlerim