Karanlıktan Aydınlık Merdivenlerle Çıkarken Son Basamak Bizden     

 

     

Beynin Basit İletişim Sistemini Yanıltabilmek

Duyular aracılığı ile elde edilen veriler sinir sistemi aracılığı ile beyindeki ilgili bölüme ulaştırılır. Beyinde alınan kararlar sinirler aracılığı ile vücuda emir olarak gönderilir. Sonra emri alan vücudun emri uygulama şekli devamlı kontrol edilir ve gerekli düzeltmeler yapılır, emir tamamlandığında dur komutu gönderilerek etkiye karşı tepki tamamlanır.

Aslında duyularımız dış ortamdan gelen tepkileri ölçüp vücudun sinir sisteminin kullandığı elektriksel enerjiye çevirmesinden başka bir şey değildir. (gözün görüntüyü, kulağın sesi, burnun kokuyu, derinin ısıyı, dilin tadı.) Beyinden gelen komutu da yine sinir sisteminden elektriksel olarak alıp dış ortama tepki olarak vermektedir. Aslında bu elektriksel dönüşümü bir başka şeyle becerebildiğimizde  duyu organlarımız olmadan beyni yönetebilir(*) veya  duyu organlarımızı ışık, ses gibi şeylerle yanıltarak(**) beyni istediğimiz gibi yönetebiliriz.

Göğüslerindeki nefreti çekip almışızdır. Köşkler/divanlar üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olmuşlardır.” (Hud-47)

Burada belirtilen insanın duygularına hükmedilebilindiğidir. Göğüslerdeki nefretin çekip alınması. Buna müdahalenin mümkün olduğunun ispatıdır.

Buradan itibaren beyni beş duyu aracılığı ile istediğimiz gibi yönetebildiğimizi bunun için de beyni normal bedenden ayırıp sanal bedene bağladığımızı kabul edip artık böyle bir sistemin tasarımını planladım.

“Ve RAB Musa'ya dedi: Firavunun yanına gir; çünkü ben onun yüreğini katılaştırdım.” (T. Çıkış-10)

---------------------

(*) “ABD’deki bilim adamları insan beynindeki gülme merkezinin yerini ve nasıl oluştuğunu belirledi. Ceviz büyüklüğündeki gülme merkezi, tesadüf sonucu bulundu. Bilim adamları tarafından denek olarak kullanılan genç kızın beynindeki bu noktaya küçük elektrik uyarıları verildi. Uyarıları alan genç kız kıkırdamaya başladı. Araştırma ekibinden Prof.İsac Frid, “Elektrik uyarısının gülme eğilimine neden olduğu kesinleşti. Ayrıca kızda neşe yarattı. Genç denek, neyle ilgilerinirse ilgilensin, uyarı gönderdiğimiz anda onu komik bulup gülmeye başlıyordu,” dedi. (Hürriyet Gazetesi 17Şubat1998, Gülme Merkezi Bulundu.)

 (**) “İçişleri Bakanlığı yetkililerinin  açıklamasına göre, olay önceki akşam meydana geldi. Tokyo Televizyon Kanalı’nın her gün 18:30-19:00 saatlerinde ilk ve ortaokul öğrencilerine yönelik olarak yayınlanan ve akşam kuşağında yüzde 15 izlenme oranına sahip Pocket Monsters ya da Pocemon isimli çizgi film seyreden çocuklar birdenbire fenalaştı. Filmin 20’nci dakikasında kahramanın şekil değiştirmesi sahnesinde ortaya çıkan kuvvetli kırmızı ve mavi ışıklar çocuklarda şok etkisi yarattı. Aşırı baş dönmesi, görme bozukluğu, mide bulantısı, kusmanın yanı sıra bir çok çocuk 155 kişinin hastahanede tedavisinin sürdüğü belirtildi.” “Japon video oyunları ABD, İngiltere ve Japonya’da benzer rahatsızlıklara neden olmuştu.” (Hürriyet Gazetesi 18Aralık1997,Şok eden çizgi film)