Karanlıktan Aydınlık Merdivenlerle Çıkarken Son Basamak Bizden

Sn. Bill Clinton                         

President of USA

05/05/2000

Ankara – Turkey

Dün gazetede sizin emekliliğinizde Amerika dışında da çalışabileceğinizi açıkladığınızı okudum.

Önce Türkiye’yi ziyaretiniz daha sonra son çektirdiğiniz kısa filmi izledikten sonra size olan sevgim ve saygım daha da arttı. Bu gün itibarıyla Amerika’nın gerçek bir başkanı kaybettiğini düşünüyorum. Dün kendimi sizin yerinize koydum ve düşündüm. Dünyanın en güçlü devletini,  onun halkını ve bu güçler aracılığı ile dünyayı yönlendirmiş bir insanı hangi iş mutlu edebilir.

Sizin için geriye kalan mutluluk imkanlarını saymaya kalksak danışmanlıklar, yöneticilikler vb. gibi şu anki seviyenizden daha aşağıdaki makamlar. Burada o makamları aşağılamıyor içeriklerinin size yetmeyeceğini düşünüyorum. 

Belki başkanlığınızın sınırlamalarından kurtulup özgürlüğün tadını çıkarırsınız ama bunu da   yapamazsınız çünkü ölene dek hedefsiniz.

Samimi olarak ifade etmem gerekirse başkanlığın sizin elinizden alındığına inanıyor ve sizi bunu halledip yeni bir döneme başlayan bir insan olarak görüyorum. (Tahminen bir süre Amerika’nın dışına çıkmak istiyorsunuz.)

Ben son kitabım “Ben Hazırım Başlasın”da “her zaman daha büyük mutluluklar bulmalısınız yoksa eski mutluluklarınızı ararsınız” diyorum. Bende yıllar önce benzer bir şekilde yeni bir döneme değil yeni bir Tanrıyla (sanal) yeni bir dünyaya başladım.  Benim dünyamda nerden ve niçin geldiğimizin cevabı var. Körler ve sakatlar neden öyle doğduklarını, yeni doğan bebeklerin neden öldüğünün veya Japonya’da   ölen 200.000 bin kişinin neden öldüğünün mantıklı bir cevabı var.  Devletlerin halklarını kontrol etmek için bulundurduğu emniyet personeli, araç ve cihazlarının masrafları bence boşa gidiyor. Çünkü önemli olan insanların görünen değil görünmeyen devlet aracılığıyla masrafsız ve kontrolsüz yapılmasıdır. Devletler arkasını dönemedikleri vatandaşlara hizmet vermektedirler.

Lafı fazla uzatmadan teklifime gelmek istiyorum. Benim dünyamda makamlarında pek önemi yok, herkes kendi makamını kendi seçiyor ve onu oynuyor. Bu teklifi size yapmamın birinci nedenini yukarıda açıklamıştım. İkinci nedeni ise Türkiye’de bir yerlere gelmek istiyorsanız önce;

1. Sizi kaybetmeleri. (Muhtemelen başka bir ülkede başarıya ulaşmanız.) 

2. Yabancı birinin sizin için iyi tanımı yapması.

Kısaca biz sahip oldukları güzel şeyleri kaybedince veya yabancı biri bize gösterene kadar göremeyen bir toplumuz. (Belki sizde de durum bize yakındır.)

İçinde yaşadığımız sanal dünyayı ve sanal tanrıyı insanlara anlatmaya çalışıyorum. Fakat Türkiye’de bunu yapmak çok zor oluyor. Dünyaya açılmak için düzenlediğim Web sayfamı bitirmek üzereyim. Çok yakında www.exit.com.tr olarak hizmete başlayacak.

Şimdi size teklif ettiğim görev bu yeni inanç sisteminin dünya çapında halkla ilişkilerini içeriyor. Makam ve para teklif etmenin size saygısızlık olacağını düşünerek.  Türkiye’de orta halli şartlarda ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğimi garanti ediyorum. (Amerika’dan ayrılmak istemezseniz ben de oraya gelebilirim.) 

Size yukarıda bahsettiğim ve bizleri sağlıklı ve temiz bir topluma götüren modeli İncil, Tevrat, Kuran-ı Kerim gibi kutsal kitapları  Stephen Hawking gibi bilim adamları ve  Platon, Sokrates vb. düşünürlerle destekliyorum. 

Aslında size bu mesajımı Türkçe olarak göndermek isterdim ama ne yazık ki dünyayı yönlendiren bir devletin web sayfası (www.whitehouse.gov) sadece ingilizce biliyor. İngilizce dışındaki dilleri bilmememsi sonucunda gücüne ve evrenselliğine gölge düştüğünün ve neler kaybettiğinin farkında değil. Beyaz saraydan ayrılmadan önce bunu insanlık için yapacağınız en büyük görev olarak görmenizi tavsiye ediyorum. 

Size teklifimin en iyi teklifi sunduğumu görmeniz için, size teklifte bulunacak insanlar için web sayfamda bir bölüm oluşturdum. Böylece sizin için ücretsiz bir iş araştırması yapmış olacağım.

Görüşmek üzere, sevgilerimle

Aydın Türkgücü

* Kitabımdan bazı bölümleri bilginize sunuyorum  

Burası = Orası

Ben hayatı kırılma noktalarımın tespit edilebilmesi için yaratılmış sanal bir ortam olarak kabul ettim.(*) Bu yüzden her yeni güne “Ben Hazırım Başlasın” sözümü yazdığım sokak kapımı okuyup açarak başlıyorum. Bu güne kadar benim yaptığım veya bana yapılan hiçbir kötülük, kırılmadığım için henüz beni yutamadı.(**) Hep  “yalnış anlaşılmaktan”  değil “hiç anlatamamaktan” korktum.(***)  Dünya temiz ve sağlıklı bir toplum için yaratıldıysa. Buradaki başarılara göklerde de ihtiyaç var. Çünkü burası orasının ileri gitmesi için yapıldı. (****) Burası = Orası’dır.

“Daha iyi bir dünya için değil, daha iyi bir orası için el ele”

(Ben hamlemi tamamladım. Şimdi sıra Yaradan’da.)

--------------

(*) “İşte, sizi kurtların arasına koyunlar gibi gönderiyorum; imdi yılanlar gibi akıllı, ve güvercinler gibi saf olun.” (İncil. Matta-10)

(**)“Gecenin en karanlık olduğu ve hiç bitmeyecek sanıldığı zaman, gün doğuşunun en yakın olduğu zamandır. “ Halide Edip ADIVAR

 “İnsanın kendini riske atması kendini yem olarak kullanıp balık yutmadan balığı yakalamaya çalışmasıdır. Balığın büyüklüğüne, ağız yapısına, ve sizin suyun içindeki kısmınıza (riske girdiğiniz bölümü) kadar sizden parça koparıp zarar verir. Bazen de yanlış hesap yaparsınız ve o da sizi yutar. Ama bazen de küçücük bedeninizi riske atar ve bir balina yakalarsınız. Her iki durumda da önce heyecanlı bir yemsinizdir, gerisi ALLAH Kerim. 19/11/95” İsimsiz Kitap, s.156)    

 (***) “Bütün mesele, bu hayu huy, bu patırtı gürültü içinde kendi dünyanı kurabilmek, onu yaşayabilmek, hayatını bir sanat eseri haline getirebilmektir.” (Sabri Tandoğan Gönül Sohbetleri II s. 19-20)

(****) “Göklerin melekutu anahtarlarını sana vereceğim; yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde bağlanmış olur, ve yeryüzünde çözeceğin her şey göklerde çözülmüş olur.” (İncil. Matta-16)

  Kur’an-ı Kerim’i İncelerken

Allah’ın eldeki en somut eseri dünya ve bu dünyayı anlama kitabı olan Kur’an-ı Kerim’dir. Din adamları Kur’an-ı Kerim’de   devamlı günlük hayatı ilgilendiren en çok sevap getiren, en çok günah olan şeylerin peşine düştüklerinden bugüne kadar ciddi bir sonuca varamamışlar, zaten Allah’ın tanımıyla da pek ilgilenmemişlerdir. Ben aşağıdaki bakış açımla  Kur’an-ı Kerim’i baştan sona birkaç defa inceledim:

Yıllar önce Amerika’da genç bir çocuk tamamen tesadüf eseri FBI’ın bilgisayarlarına girmiş ve çok gizli bilgilere ulaşmıştı. Bunu nasıl başardığı sorulduğunda;  “Telefon rehberinde kullanılmayan numaraları düşündüm. Mesela: 111 11 11 veya 222 22 22 gibi telefon numaraları normalde asla bir vatandaşa verilmiyordu. Bende asla vatandaşlara verilmeyecek bu numaraları  kimler kullanabilir dedim. Bilgisayarım aracılığıyla vatandaşlara verilmeyen bu numaraları aradım, çoğunluğu boş numara çıkarken bir tanesi FBI’ın bilgisayar bağlantı numarası çıktı. Böylece  sisteme girmiş oldum,” dedi.

Aslında mantık çok kolaydı. Çoğunluk olan ve vatandaşların kullandığı numaralarla, çok az olan ve devlet birimlerinin kullandığı numaralar. Yönetilenlerle yönetenlerin numaraları.   Ben bunu Allah’ın kulları için gönderdiği din kitaplarına bağlamak istiyorum. Bugüne kadar devamlı üzerinde tartışılan ayetler vatandaşların kullandığı numaralar. Pek dikkat edilmemiş sadece tercüme edilmiş, ama çoğunluğun ilgilendiği konularla pek bağlantısı olmayan  Allah ve onun kurduğu sistemle ilgili ayetleri buldum. Böylece yaratılanlarla Yaradanın ayetlerini ayırıp kullanılmayan numaralardan FBI’ya ulaşan çocuk gibi; önemsenmemiş ayetlerden yararlanıp Allah ve onun yarattığı sistemin giriş kapısını bulup, bilim ve teknolojiyi de karşıma çıkan giriş kodlarını bulmada kullanarak aşağıdaki  sonuçlara  ulaştım. Kur’an’daki bazı ayetlerde ;

“Şu iğreti, basit hayat bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir” (Enam-32) denirken, bazı ayetlerde de ,

“Biz gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri eğlenmek için yaratmadık. İkisini de sadece gerçeği göstermek üzere yarattık.”(Dühan-38-39)  denmektedir.

Ayrıca “Bu oluşumda bir karar kılma yeri var, bir de emanet olarak kalma yeri.” (En’am-98) dendiğinde ortaya oyun-teselli-imtihan-emanet kalma gibi birbirinden farklı dört ayrı yaradılış amacı  çıkar.

Bu durum (oyun-teselli-imtihan-emanet kalma) bir çelişki gibi  gözükmekte ise  de buradaki durum çelişki değil dünyanın çok amaçlı yaratılmış olmasıdır. Zaten böyle bir ortamda “Yaradan’ın çelişkisi olmaz, insanın anlamamışlığı olur.” Çünkü evren birden fazla amaç için yaratılmıştır.*

Oyun, teselli, personel seçimi, emanet olarak kalma (hapishane) gibi “Temiz ve Sağlıklı Bir Toplum” oluşumuna hizmet eden yaradılış amaçlarını  incelemeden önce kullandığım bakış açılarına devam etmek istiyorum.

 * “Özellikle kitabımda yer almasını düşündüğüm bu tür iki kavram vardı. Biri “Geçmişlerin toplamı” diye adlandırılan şeydi. Bu, Evren için yalnızca tek bir geçmiş olmadığı fikridir.” (Kara Delikler Bebek Evrenler, s.42)

  “Herşeyin Teorisi“ = “Herkesin Teorisi“

Ben kendimi ilk önce Her Şeyin Teorisi, Herkesin Teorisidir fikrine inandırdım. Çünkü soru herkesin anlayabileceği şekilde sorulduğuna göre, cevapta herkesin bulabileceği şekilde olmalıydı. Allah cevabı; sadece bilim adamları veya din adamlarının bulacağı şekilde saklasaydı sokaktaki insanlara haksızlık etmiş olurdu. Bu yüzden, peygamberlerini genelde bilim adamları veya din adamlarından değil sokaktaki hak eden sıradan insanlardan seçti.

Birinin gücü diğerinin zayıflığıdır. Allah’ta insanlara karşı gücünü belirsizlikten* alır. Peki ama her şeyi bilen ve gören Allah insanda neyi bilmediği için insanı denemektedir. Aslında insanında Allah’a karşı bir belirsizlik gücü vardır ve ikisi de birbirlerine karşı belirsizdirler.

Belirsizlik denklemlerinde belirsiz değişken, (örnek:x)  hem soru hem de cevabın verisidir. x : Belirsiz, bir bilinendir. Allah’ın belirsizliği soru değil  en temel veridir. Sistem bu veri üzerinden çözülmelidir.** Bugüne kadar sadece Allah’ın insana göre belirsizliği üzerinde durulduğu için tek bilinmeyenli belirsizlik denklemi x=0 dolayısıyla sonuç=0 oluyordu. Oysa bir bilinmez daha bulunabilseydi iki bilinmeyenli belirsizlik denklemi oluşur ve iki bilinmeyenden bir bilinen elde edip sonuca gidilebilirdi.***

Ortamda sadece Allah ve insan olduğuna göre, çözüm için insanın Allah’a göre belirsizliği bulunmalıydı.

Allah ve insanın evrendeki iki bilinmeyenli belirsizlik denklemi:  

x + y = Evren = Allah + İnsan

x = Allah’ın insana göre belirsizliği

y = İnsanın Allah’a göre belirsizliği

İpucu: Evren, Allah’ın belirsizliği kullanılarak insandaki dört belirsizliğin insanın bile haberi olmadan öğrenilmesi için oluşturuldu. (İleride geniş olarak bahsedilecek)

Soru varsa cevapta vardır. Cevabın bulunamamış olması soruyu “çözülememiş” yapabilir ama “çözümsüz” yapmaz.

*  Belirsiz : 1. Belli olmayan, meçhul. 2. Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen. 3. Bilinmeyen (Türk Dil Kurumu, Okul sözlüğü.s.112)

** “Oysa öyle görünüyor ki, belirsizlik ilkesi, içinde yaşadığımız evrenin temel bir özelliği. O halde başarılı bir birleşik kuram, bu ilkeyi mutlaka içermeli” (ZKT. s.163)  “Şu halde atılması gereken ilk adım genel göreliğin belirsizlik ilkesiyle bir araya getirilmesi olmalıdır” (Zamanın Kısa Tarihi. s.164)

*** “Öteki kısmi kuramlarda benzer ve görünürde saçma sonsuzluklar bulunur ama bu durumların hepsinde de sonsuzluklar, yeniden normalleştirme denilen bir işlemle giderilirler. Bu işlem sonsuzlukların başka başka sonsuzluklar aracılığıyla yok edilmesini gerektirir.” (Zamanın Kısa Tarihi. s.165)  

Ana Sayfa