|
|
Yılbaşı
Hediyeleri Depremzedelere - Yılbaşında Çadırkentteyiz Biz birkaç arkadaş yılbaşında birbirimize
hediye almak yerine hediye paralarımızı deprem bölgesindeki çadırkentlerde
düzenleyeceğimiz yılbaşı gecesi için harcamaya karar verdik.* Bu amaçla bölgedeki 28.Tugay Komutanı Tuğgeneral Sn. Nejat BEK ile yaptığımız
telefon görüşmesinde kendisi de bize her türlü yardıma hazır olduğunu
belirttiler. Biz de yeni yüzyıla Kaynaşlı çadırkentteki depremzedelerle
birlikte girmeye karar verdik. Dün haber vermemize rağmen internet arkadaşlarımızdan
ciddi yardımlar oluşmaya başladı. Bizde yoğun ilgiyi görünce önümüzdeki
bir ayı iyi değerlendirip daha kapsamlı bir yardım organize etmeye karar
verdik. Organizasyonumuzu iki başlıkta planladık; 1. Yılbaşı
gecesi Kaynaşlıya gelebilecekler. (Yılbaşında Çadırkentteyiz) 2. Yılbaşı
gecesi gelemiyecekler. (Yılbaşı Hediyelerimiz Depremzedelere) Bu hafta sonu Kaynaşlı’daki çadırkente
gidip, çadır çadır dolaşıp büyük küçük herkesin ihtiyaçlarını
tespit edeceğiz. Özellikle çocuklardan başlamak üzere büyüklere doğru
ihtiyaçlarını temin edeceğiz. İnanıyoruz ki yılbaşında bir çok grup
birbirine hediye almak yerine depremzedelere vermeye hazırlar. Bu konuda basın
kuruluşlarından birinin önderliğinde “yılbaşı
koordinasyon merkezinin” kurulması ve bu merkez koordinatörlüğünde gönüllüler
aracılığıyla mevcut çadırkentlerde ihtiyaç
tespitinin yapılıp, yılbaşında bölgeye yapılmak istenen örgütlenmemiş
yardımların bu merkez aracılığıyla örgütlenmesi sonucunda gerçek ihtiyaç
sahiplerine gerçek ihtiyaçlarının gönderilmesi sağlanabilir. Sevgilerimle
Aydın
Türkgücü ·
Kore
savaşında esirler arasında en az zarar gören (ölen, hastalanan) esirler Türk
esirleriymiş. Bunun da nedeni Türk esirlerden herhangi biri hastalanınca diğer
ülkelerin esirlerinin aksine Türkler hemen onun etrafında toplanır hepsi
yemeklerinden birer yudum ona ayırırlar ve ona sahip çıkarlarmış. Bu
birlik ve beraberlik duygusu sayesinde Türk esirler hayattan kopmamışlar ve büyük
çoğunluğu hayatta kalmıştır. (Aydın
Türkgücü, İsimsiz Kitap s. 36)
|