|
|
Basın Bülteni Konu:
Sn. Mesut Yılmaz’ın Türkiye Sözleşmesi Tarih
:
09/03/99 Oylarımızın
alıcısı olarak hazırladığınız sözleşmeyle* iş, aş ve huzur
vaadederek oyumu istiyorsunuz.** 5.Mart.1999 tarihli Hürriyet gazetesinde yayınlattığınız
ilanınızda “Türkiye sözleşmesini dikkatle okuyun. Sorunları, çözümleri
inceleyin. Siz de altına imzanızı atın.”
Diyorsunuz. Buradan anladığım sormadan soruşturmadan altına imza
atmamız. Geleceğini bir çeşit bahisle kumar masasına yatıramayacak kadar
ciddiye alan sokaktaki sessiz çoğunluktan biri olarak, kendi kendinize hazırlayıp
getirmiş olduğunuz sözleşmeyle ilgili olarak bir kaç sorum olacak; *** 1.
Bütün sözleşmeler taraflarca hazırlanır. Ben şartlarını sadece
alıcıların belirlediği hiç bir satış sözleşmesi görmedim, duymadım?
Siz duydunuz mu? 2.
Bir yıl sonra Anavatan partisi başarısız olduğunda bu gazete sayfasını
alıp altını imzalayıp mahkemeye başvursam sözleşme hukuken geçerlimidir?
Fotokopiyle siyah beyaz küçültülerek çoğaltılabilir mi? Dağıtılabilir
mi? İmzanızın üzerinde tarih Mart 1999 olarak yazılmış, tam olarak hangi
gün imzaladınız? 3.
Sözleşmeyi iş yerimde veya cebimde saklayabilirmiyim? 4.
Seçimlerden önce sözleşmemizi noter huzurunda resmileştirebilirmiyiz? 5.
Sözleşmeniz;
a. Sadece Anavatan partisine oy verenler için mi geçerlidir? b.
Karşı partilere oy verenler, T.C. Vatandaşı olmayan yabancılar, seçimlerde
oy kullanamayan çocuklar ve gençler, seçimlerde oy veren ama seçimlerden
sonra vefat eden seçmenlerin hukuki mirasçıları yararlanabilirler mi?
Vasiyetlerde belirtilebilir mi?
Kimsesizlerin durumu ne olacak? 6. Her sözleşmede olan ve bunda da olması gereken hangi şehirdeki
mahkemeler yetkilidir? Her
sözleşme sözleşme taraflarınca hazırlanır, bize niye sorulmadı? Hani biz
yönetecektik, sizin
bize sormadan hazırladığınız sözleşmelerle mi? 7.
Başarısızlığınızla bize kaybettireceğiniz maddi manevi kayıpların
neler olacağını tahmin
ediyorsunuz? Geri dönüsü olmayan kayıp
yılların, yıkılan hayallerin, yitirilen sağlığın, kaybolan huzurun ve mutsuzluğun karşılığında
bize neler vereceksiniz? Teminatınız nedir?
Geçmişiniz mi? Mal varlığınız mı? *
Sözleşme:
Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok
kişinin veya kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla
gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat. (TDK Okul Sözlüğü, Milliyet-1997, s.687) ** “Demokrasi esas
itibariyle siyasi bir görünümdedir. Demokrasi, bir sosyal yardım veya
ekonomik taşkilat sistemi değildir. Demokrasi maddi refah meselesi değildir.
Böyle bir teori, vatandaşların siyasi hürriyet ihtiyacını uyutmayı amaçlar.”,
“Demokrasi fikirseldir. Bir kafa meselesidir. Her halde bir mide meselesi değildir.
Hükümet prensibi de bir adalet sevgisini
ve ahlak fikrini gerektirir.” Mustafa Kemal Atattürk *** Benim gibi sessiz
çoğunluğun bir ferdine seçimler öncesinde vereceğiniz önem, seçimden
sonrasının da garantisi olacaktır. 8.
Kendi hazırladığınız sözleşmenizde “Bu sözleşme, iktidara
gelmesi halinde Anavatan Partisi’ni sorumlu tutan, hesap vermeye yükümlü kılan
bir akittir.”, “İşbu sözleşme, 18 Nisan 1999 seçimlerinden önce
Anavatan Partisi adına Genel Başkan Mesut Yılmaz ile adı yazılı vatandaş
arasında akd ve imza edilmiştir.” Derken, sözleşmenin sonun da “Ben söz
verdiklerimden birini bile yapmazsam, benden hesap sor” diyorsunuz. Bu bende
taraf karışıklığı yarattı. Bu yüzden soruyorum,
Siz
kimsiniz? Bu sözleşmenin teminatı kimleri ve nelerini kapsıyor? a.
Anavatan partisinin mal varlığı mı? b.
Anavatan partisi milletvekillerinin, belediye başkanlarının parti yöneticilerinin,
personelinin, delegelerinin ve hepsinin
yakınlarının malvarlığı mı? c.
Anavatan partisine oy verenlerin mal varlığı mı? Yoksa malvarlıklarınızı koymadan sadece
istifa eder giderim mi? Diyorsunuz. Bu istifa
sadece sizinle mi sınırlı? Bütün
milletvekilleriniz için geçerli mi? Sizin istifanızın veya
politikadan çekilmenizin bizim kayıplarımıza
ne faydası olacak? 9.
Size bir şey olursa, kefiliniz kim olacak? 10.
“Türkiye sözleşmesini dikkatle okuyun. Sorunları, çözümleri inceleyin.
Siz de altına imzanızı atın.” Burada ki “altına imzanızı atın”
ifadesindeki “altına” ile bahsedilen kuyumcudaki bildiğimiz altına değil,
değil mi? 11.
Sözleşme ilanında kullandığınız gravatınızdaki şekil bir yunus mu?
Yunus ise, Liberal Partinin yunusu mu? 12.
Sözleşmenizde de “27.Temmuz.1998’deki Vergi Kanunu ile vergi kaçaklarını
önleyen reformu yaptık” diyerek belirttiğiniz ve herkesin maliyeden
numaralandırılması olan bu ve nereden buldun? Amaçlı kontrol sistemi, yine
sözleşmenizde belirttiğiniz “Devlet-vatandaş ilişkilerinde vatandaşın
beyanına güven esas olacak, bürokratik işlemler asgari ölçüye
indirilecektir.” Ifadesiyle çelişmiyor mu? Kanun yürürlüğe girdiği günden
itibaren sizin döneminizde kimlere nereden buldun? dediniz? (Bu kanun bir
ihtiyacı mı karşıladı?) 13.
Sözleşmenizdeki “Haziran 1997-Aralık 1998 arasında 18 ay bir azınlık
koalisyonuyla iktidar olduk.” Cümlesinde neden kesin tarihler kullanmadınız.
Ben Haziranın kaçında iktidar olduğunuzu hatırlamıyorum. Sizde mi hatırlamıyorsunuz?
Ayrıca “bir azınlık koalisyonuyla iktidar olduk.” Ifadesini bir
hafifletici neden olarak mı kullandınız?
(Hiç bir mazeret başarının yerini tutamaz) 14.
Sözleşmenizde irtica, dış politika, kültür ve sanat ile ilgili bir bölüm
göremedim. 15.
“Yasa önünde herkesin eşitliği sağlanacak“ diyorsunuz. Herhangi bir
devlet memuru maaş günü gelmeden herhangi bir nedenle işten ayrılsa ayrıldığı
güne kadar çalıştığı günlerin maaşını alır. Milletvekillerinin 3 gün
çalışıp tam maaş almalarını doğru buluyormusunuz? Sizde bu kanun için
“evet” mi dediniz. Sizde seçilemezseniz çalışmadığınız dönemin maaşını
alacak mısınız? Almayacaksanız doğru bulmuyorsunuz demektir. Oylama da
“Evet” dediyseniz O zaman başkalarının almasına neden müsaade ettiniz?
Biz size evet demekle bunu da desteklemiş mi olacağız? 16.
Vatandaş sessiz midir? Yoksa bağırıyorda sizmi duyamıyorsunuz? En son,
sizin partinizden olmayan, ve ne söyliyeceği önünüze getirilmeden önce
ezberletilmiş sessiz çoğunluktan biriyle ne zaman? Nerede görüştünüz?
Sessiz çoğunlukla ilgili bilgiler kaç kişiden sonra size ulaşıyor? Halkın
% 80’ninin sessiz kalmasının sizce nedeni nedir? Bunun sorumlusunu son yirmi
yıldır ülkeyi yönetenler desek, bunların iktidarda kalma sürelerini
oranlarsak Anavatan Partisinin payı ne olur? Siz Haziran 1997’de iktidara
geldiğinizde sessiz çoğunluk yüzde kaçtı? Sizin zamanınızda yüzde kaç
oldu? 17.
Başarılı olmanız için benden sadece 18.Nisan.1999 tarihli seçimde bir oy
istiyor başka bir fedakarlık istemiyorsunuz? Doğru mu?
18.
İmzanızın üstüne “Ben imzamı attım. Sen de imzanı at, sözünü yerine
getir, oyunu Anavatan’a ver. Bu sözleşmeyi evinde sakla. Ben söz
verdiklerimden birini bile yapmazsam, benden hesap sor.” derken, geleceğimle
ilgili istediğiniz vekalette, bana emirler veren uygun bulmadığım bir hitap
tarzı kullanmışsınız. Şimdi, sorularımı cevaplayın, notere de imzanızı
atın, oyumu size vermezsem gelin hesabını da sorun. Ama
şunu da bilmenizi isterim, başarısızlık şansı olmayan döneme başarılı
yöneticiler seçmek zorunda olduğumuz bu dönemde adayların başarısızlıktan
bahsetmeniz niye? Mustafa Kemal’in dediği gibi “Türk Milleti hakikaten büyük
millet. Hüner, ona layık komutan olabilmekte.” “Başarısızlıklar önce yönetenlerin sonra onlarla
yeterince mücadele etmeyen muhalefettekilerin son olarak ta her ikisini seçen
seçmenlerindir.” Ben sözleşme hazırlamadım. Çünkü, “doğru
söz sözleşme de istemez.” Sevgilerimle Aydın
TÜRKGÜCÜ Sessiz
çoğunluğun, seslerinden sadece biri
|