Karanlıktan Aydınlık Merdivenlerle Çıkarken Son Basamak Bizden

ÖNSÖZ

“Sanal gerçeklik, inancı yok mu edecek? Yoksa onu yenileyecek mi?”

Teknolojik konular Kutsal Kitaplarda karşılık bulamazsa, Kutsal Kitaplar günlük hayatın sosyolojik konularına sıkışır kalır ki bu da Herşeyin Teorisi ve tüm zamanların kitabı olma özelliklerinin kaybı olur. Karşılık bulduğu anda da Sosyolojik Tanrı’dan Teknolojik Tanrı’ya geçiş olur ki bu inancın bilimle yenilenmesidir.

Başlangıçtan beri insanüstü büyüklükler ve çeşitliliğe sahip evreni gözlemleyen insanoğlunun dini ve bilimsel yaradılış senaryolarındaki; “Evreni bir insan veya insan grubu yapmış olamaz.” “Dokunduğum, gördüğüm kısaca algıladığım her şey gerçektir.” varsayımları bugün bile geçerlidir.

İnsanoğlunun gerçekliğinden hiç şüphe etmediği evreni, kendisinin yaratmadığına inandığı dönem oldukça huzurlu bir dönemdir. Tersi, eski ve derin bir bilincin kuşkuya dönüşmesi olur ki, bu gerçek bir kaostur. 

İnsanın dünyada veya dünyanın uzayda kapladığı fiziksel alandan esinlenerek okyanusta bir damlayıztanımı yapanlar, Tanrısal bir bulmaca olan evrenin başlangıç bilgisine ulaşmak isteyenlerede “Bildiklerimiz bilmemiz gerekenlerin noktası bile değil. Adeta SIFIRDIR.” Benzeri yorumlar yapmaktadır. Bilmemiz gerekenin ne olduğunu bilmediğimiz bir durumda, mevcut bildiklerimizin bilmemiz gerekenlere oranı hakkında nasıl karar verebiliyor? Bildiklerimizi neden sıfır kabul ediyoruz? (x/?=0)

Yeryüzünde sistemi çözmek veya sistem tarafından çözülmek için gelen iki grup insan vardır. Mevcut Tanrı inancınızdan memnunsanız, yeryüzü size yeterince dar gelmedi ve yeterince sıkılmadıysanız ya çözmüşsünüzdür ya da çözülmek için gelen gruptasınızdır. Tanrısal bulmacayı çözmek için göklerdeki bu yolcuğa çıkmanıza da gerek yoktur.

Lütfen zorlamayınız!

Aydın TÜRKGÜCÜ

 

(Arka Kapak Yazısı)

İnsanlar tarih boyunca Kutsal Kitapların kaynağı veya aktaranları hakkında tartışmaktan mesajın içeriğine hiç bakmadılar. Oysa, Kutsal Kitapları Tanrısal yapan içinde yazılı olanlardı. 

Gerçek bir inanan olduğunu göstermenin yolu bir inanmayanı yok etmek değil onu da inandırabilmekten geçer. Gerçek bir inanan aynı zamanda inandırabilen demektir.

Daha önce insan düşüncesinin henüz ayak basmadığı yerler hakkında bilgi vererek inanmaya davet eden bu kitabı henüz inanmamışlar ve inanma aşamasından inandırma aşamasına geçmek isteyenler için yazdım. 

Görüşünüze açtığım bu bilgi ve tecrübelerimi daha gelişmişiyle değiştirmeye her zaman hazırım. 

Aydın TÜRKGÜCÜ

 

Önsöz
Teşekkür
Ön / Arka Kapak
Eng TR